KOCASİNAN’DA ÇANAKKALE RUHU BİR KEZ DAHA YAŞATILDI

Kocasinan Belediyesi, tarih bilincini canlı tutmak adına belediye çalışanlarına yönelik düzenlediği ‘Çanakkale Ruhu’ konulu konferans devam ediyor. Konferansa konuşmacı olarak katılan Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarih Bölümü Okutmanı Ahmet Nedim Kilci, Çanakkale’de yaşananların bir savaştan çok var olma mücadelesi olduğunu söyledi.

Belediye hizmet binası seminer salonunda gerçekleşen konferansa, belediye birim müdürleri, belediye çalışanları ve aileleri katıldı. Tarihçi Ahmet Nedim Kilci, Çanakkale’yi, imanıyla, ruhuyla, vatan sevgisiyle ve milli şuurla vatanını bekleyen Mehmetçiğin destan yazdığı yer olduğunu belirterek, “Kahramanlarımızı rahmetle minnetle anmak hepimizin borcudur. Şehitlerimizi asla unutmayalım ve gelecek nesillerimize Çanakkale ruhunu aktaralım.” dedi.

Çanakkale’de annelerin çektiği zorlukları görsel efektlerle anlatan Tarihçi Ahmet Nedim Kilci, “ ‘Analar ne yiğit doğuyor’ sözünden tabi ki anneler yiğit ki, yiğit evlatlar doğuruyor. Bir kadının evladına, eşine ve sevdiği nişanlısını cepheye gönderirken ‘Ya şehit ol ya da gazi, onun dışında eve gelme’ diyebilecek hangi millette böyle bir kadın var. Hangi millette bu kadar yiğit ana var. Kadınlarımızın çilesi o zamanlar hiç bitmedi. Eşi ve çocuğu cephedeyken kadınlarımız iffet ve namusuyla yaşadılar. Bir yandan evlat yetiştiriyor bir yandan da cepheye gönüllü hemşirelik yapıyorlar. Yetmeyecek Çanakkale’ye gidip Mehmetçiklerin yarasını sağmak eşin eşinle evladınla omuz omuza mücadele edeceksiniz. O yüzden boşa dememiş Ustad Mehmet Akif Ersoy, ‘Bastığın yerleri toprak deyip geçme tanı, düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı’. Sizler şehit ve gazi çocuklarının torunlarısınız. Bu vatan için daha çok çalışma zamanıdır.” ifadelerini kullandı.

Tarihçi Ahmet Nedim Kilci, dini, ahlaki ve insani hiçbir değeri tanımayan işgalci askerlerin yaptıklarını slayt eşliğinde anlattı. Kilci, “Kayseri hemşehrimiz Ağırnaslı Mimar Sinan’ın ustalık eseri dediği Selimiye Cami’si, o dönemlerde en kötü hakaretlere uğradı. 26 Mart 1913’de işgal edilen Edirne’de cami, Bulgar askeri tarafından tuvalete çevrildi. Ayrıca günde 5 defa 4 minarenin 12 şerefesinde Bulgar sanatçılar keman çalmaya başladı. Yani ezan vaktinde keman çaldılar. Şuanda özellikle 15 Temmuz darbe sonrası en çok ettiğimiz duaların başında, ‘Allah şu şanlı bayrağımızı gök yüzünden indirmesin. Ezanlarımızı da minarelerimizden dindirtmemesindir’. Bunun tedbirini almakta biz vatan evlatlarına düşer. Allah bu kara günleri aziz milletime asla yaşatmasın.” diye konuştu.

Çanakkale ruhunun yeniden canlandığı konferansta zaman zaman duygusal anlar yaşandı.